Dünya kilisesi · 14 Ekim 2026
Ayrıca şu dilde de yayımlandı 中文
Papa Leone XIV, İyiliğin Yayılma Eğilimini Vurgulayarak İnananları Hayat Taşıyıcısı Olmaya Çağırdı
Papa Leone XIV, on bir Ekim iki bin yirmi altı Pazar günü Aziz Petrus Meydanı'nda toplanan inançlı topluluğa hitap ederek, duyurulan sevincin yapay olmadığını ve herkesin hayat taşıyıcısı olması gerektiğini belirtti. Pontif, bu çağrıyı Rabbin bayramı sırasında yaptı ve inançlıları bu coşkunun dışında kalmamaya davet etti. Konuşmanın merkezinde, iyiliğin doğası gereği yayılma eğilimi taşıdığı ve hiçbir yanlış anlaşılma veya reddedilme girişiminin bu canlı alevi söndüremeyeceği fikri yer aldı.
Günün İncil metninde anlatılan, bir kralın oğlu için düzenlediği düğün şöleni, Papa'nın yansımasının temel çıkış noktası oldu. Evlilik, diğerleriyle paylaşmanın doğal geldiği, bir ziyafet sunulduğu ve çok sayıda kişinin davet edildiği özel bir an olarak tanımlandı. Aziz Thomas Aquinas'ın iyiliğin kendi kendini yayma eğiliminde olduğu yönündeki sözüne atıfta bulunularak, iyi bir şey olduğunda başkalarını kendi mutluluğuna dahil etmeye götüren bir ışığın yandığı ifade edildi. Bu bağlamda, yaşanan hayatın özel bir dilinde bu gerçekliğin konuşulduğu vurgulandı.
Ancak böyle cömert bir teklife rağmen, davetlilerin kendi işleriyle fazla meşgul oldukları için geri çekildikleri ve hatta müjdeyi getirmekle görevli habercileri öldürdükleri hatırlatıldı. Sunulan iyiliğin her zaman anlaşılmadığı, tanınmadığı veya takdir edilmediği, bazen yanlış anlaşıldığı ve reddedildiği kabul edildi. Buna rağmen, kralın ziyafeti iptal etmediği, aksine düğün sevincinin yine de paylaşılabilmesi ve herkes için bir armağana dönüşebilmesi amacıyla daveti başka kişilere genişlettiği aktarıldı. Bu durum, karşılaşılan engellerin cesaret kırıcı olmaması gerektiğine dair bir örnek olarak sunuldu.
Papa, inançlılara bu hikayedeki başrol oyuncularının kimleri temsil ettiğini sordu. Aziz Jerome'un yorumuna göre, kral göksel Baba'yı, damat İsa'yı ve gelin ise Kilise'yi temsil etmektedir. Bu bağlamda, varoluşlarını O'nunla paylaşmak ve O'nunla birlikte hayat taşıyıcısı olmak üzere Rab tarafından seçilenlerin arasında inançlıların da bulunduğu belirtildi. Düğün şöleninin kendilerine ait olduğu ve ziyafet salonunun kiliseleri, evleri ve yaşadıkları yerler olduğu ifade edildi. Bu mekanlarda, Kral'ın Oğlu İsa Mesih'in her gün sevgisini ilan ettiği ve onların onayını beklediği vurgulandı.
Bu yerlerde herkesin, gelin gibi Vaftiz'in beyaz giysisine bürünmüş ve insanları Tanrı'ya ve birbirine yaklaştıran iyi eserlerin mücevherleriyle süslenmiş olarak Rab ile buluşabileceği eklendi. Duyurulan sevincin yapay değil, derin, somut ve gerçek olduğu; karşılaşılan insanların yüzleri kadar güzel, iş, gülümsemeler, gözyaşları, el sıkışmaları ve günlük hayattaki iyilik hareketleri kadar doğru olduğu ifade edildi. Bu sevincin, dünyanın kurtuluşu için Tanrı'nın bir armağanı olduğu sonucuna varıldı.